Ürkek Kedi

Harika bir yazi daha… resmen hikayenin icine girdim ve icimde o duygulari hissettim.

Pazartesi14

Faytonlara
veda ederek başladığım büyükşehir yolculuğum, babamın Ankara’da kiraladığı bir
apartman dairesine taşınmamızla noktalanmıştı. Taşranın tek katlı evlerinden
sonra kim bilir nasıl anlatmışlardı bana apartmanı? Oysaki benim aklıma ilk kazınan
anlamı merdivenlerin tırabzanlarından kayarak inmenin ne kadar eğlenceli olduğudur.

Sokağımız Selanik
Caddesi aslında sokak ama adreste cadde diye geçiyor, Kızılay meydanına çok yakın
bir konumdaydı. Apartmanın tam karşısında Anayasa Mahkemesi ve sokak boyunca
parti binalarının bulunması her yaştan çocuğun olduğu bir sokak için bazen daha
eğlenceli olabiliyordu. Parti binalarına girip saklambaç oynamak, yakalandığım olmuştur,
sapanla taş atmak gibi. Yine de özgürce gülüp, babamız eve girene kadar
oynadığımız bir yerdir anılarımda, benim gibi taşranın güvenli kucağından vahşi
ormana atılmış bir kedi için. Hatta bu kedi sokağa çıktığı ilk günlerinde bir duvarın
üstüne tünemiş ve oradan inmeyi reddetmiştir.

Kolay değil kendini
kabul ettirmek, olduğun gibi kalmak bu vahşi ormanda.

Vahşi ormanın
kuralları vardı. Kimileri alfa olarak sözünü dinletiyor, ne derse o yapılıyor,

View original post 643 more words

Evrenin Bekçileri

Sahane bir yazi. Yazarin sahane bir kalemi var…

Pazartesi14

“Yine mi davet var? Ne kadar da yoğunum.”

Kızdı içinden biliyorum, “Gideceğimiz yer bir arkadaşımın
evi. Geçen gün ofisine gittim, görmeliydin duvarları canlı sarmaşıklarla dolu. Çiçekleri
çok sevdiğini ve onların ofise enerji kattığını söyledi.”

“Neyse, o zaman giderken çiçek götürürüz.” diyorum. “Neyi sevdiğini
bilmek önemli.”

“Sen iyi hazırlan.” diye tembihliyor. “Son dakikada hazırlanıp
çıkma!”

Yetişmek daha önemli bence. Yapılacak işleri sıraya koyuyorum
hemen. Yazılacak bir yazı ödevi, köpeği gezdir, rutin ev işleri, kızı okuldan
al, kursa götür, oradan eve gel, çok iyi, bana yarım saat kalıyor.

Neyse ki çiçekçi yolumun üstünde. Senelerdir aynı köşede tezgâh
açmışlar, karı koca beraber çalışırlar. Bazen iki küçük çocukları da yanlarında
olur, kaldırımın bir köşesinde oynarlar.

Beni görünce seviniyor. Kırmızı gülleri gösteriyor, ama aklımdaki
çiçek sümbül. Bahar gelmiş uyanın diyor sümbül bukle bukle açan kozalağında.

Biri pembe ikisi mor sümbülleri beyaz kurdeleyle süslediği paketi
elime veriyor hızlıca.

Çiçeklerin enerjisine inanırım. Sümbüllerin kokusu yetiyor
bu sefer…

View original post 567 more words